nonform.ai
Akademi

Kaporayı Verdim, Firma Kayboldu: Üç Dilim Ödeme Kalkanı

7 dk okuma

Kapora verip firmayı kaybettiyseniz ilk hamle yazılı sözleşmeden dönme bildirimidir; geri alma şansınız belge zincirinizin gücü kadardır. Kalkanı baştan kurmanın yolu Üç Dilim Kuralı: sipariş dilimi imzalı sözleşme, üretim ve teslim dilimi irsaliye, montaj kabul dilimi ise iki taraf imzalı kabul tutanağı karşılığında ödenir. Belge yoksa dilim ödenmez.

Ölçü alınan gün her şey yolundaydı: usta balkonu adımladı, telefonunda birkaç fotoğraf gösterdi, «bu hafta kesime giriyor» dedi ve bir hesap numarası yazdı. Havaleyi yaptınız; önce cam gecikti, sonra telefonlar kısaldı, sonunda numara hiç çalmaz oldu. «Kapora verdim, firma kayboldu» cümlesini kuran herkesin elinde aşağı yukarı aynı şeyler kalır: bir dekont, bir mesajlaşma ekranı ve adı bile tam yazılmamış bir sipariş fişi. Çünkü kimse size parayı ne zaman değil, hangi belge karşılığında ödemeniz gerektiğini söylemedi. Oysa geri alma ihtimalini belirleyen şey ödediğiniz tutar değil, o ödemenin yanında duran kâğıttır.

Üç Dilim Kuralı akış şeması: sipariş, teslim ve montaj kabul dilimleri hangi belge karşılığında ödenir
Her dilim bir belgeye bağlıdır; belge elinize geçmeden o dilim ödenmez, çünkü dekont tek başına neyin karşılığında ödendiğini söylemez.

Kapora yandı mı, yoksa hâlâ sizin paranız mı?

Halk arasında kapora yanar diye bir kural var; kanunda yok. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 177 (04/02/2011 tarihli, 27836 sayılı Resmî Gazete), sözleşme yapılırken verilen parayı, aksi kararlaştırılmadıkça cayma parası değil bağlanma parası sayar. Yani o para öncelikle sözleşmenin kurulduğunu kanıtlar ve aksine sözleşme ya da yerel âdet yoksa asıl alacaktan düşülür.

Bu, kaporanızın garantiye alındığı anlamına gelmez. Taraflar açıkça cayma parası kararlaştırmışsa devreye madde 178 girer ve tablo tersine dönebilir. Bu yüzden imzadan önce metinde aranacak ibare bellidir: sipariş fişinde ya da sözleşmede «cayma bedeli» ibaresi geçiyor mu?

Pratikte iki cümle işinizi görür. Ödediğiniz tutarın toplam bedelden mahsup edileceği ve iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple iş başlamazsa iade edileceği yazılıysa, elinizde tartışma değil metin olur. Yazılı değilse, aylar sonra tartışacağınız şey sizin hatıranız ile karşı tarafın hatırası olur; ikisi de tek başına para etmez.

Firma işe hiç başlamadıysa hangi haklarınız doğar?

Sessizliğin hukuki adı var. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 13 (28/11/2013 tarihli, 28835 sayılı Resmî Gazete), sözleşmede belirtilen süre içinde başlanmamış olması nedeniyle sözleşmeye aykırı hâle gelen hizmeti ayıplı hizmet sayar. Yani firmanın işe hiç başlamaması gecikme değil, ayıplı ifa sonucu doğurur. Bu kural tüketici sözleşmeleri içindir; ticari ya da mesleki amaçla alınan hizmet kapsam dışıdır.

Kapora sonrası akış şeması: ayıplı hizmet, dört seçimlik hak, hakem heyeti ve tüketici mahkemesi yolu
İşe hiç başlanmaması ayıplı hizmet sonucu doğurur; sözleşmeden dönme seçildiğinde ödenen bedelin tümü derhâl iade edilir.

Ayıplı hizmette aynı kanunun 15 inci maddesi dört seçimlik hak verir: hizmetin yeniden görülmesi, ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim ya da sözleşmeden dönme. Sözleşmeden dönmeyi seçerseniz ödenen bedelin tümü derhâl iade edilir, seçimlik hakkın kullanılmasından doğan masraflar sağlayıcıya aittir ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca ayrıca tazminat isteyebilirsiniz.

Ölçüye göre imalat ve montaj işleri eser sözleşmesidir. Türk Borçlar Kanunu madde 473, yüklenici işe zamanında başlamaz veya işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibinin teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebileceğini söyler. Ayıplı hizmet sorumluluğu ise ifa tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse bu süreden yararlanılamaz (madde 16).

Hangi dilim hangi belge karşılığında ödenir?

Kanun elinizi güçlendirir ama parayı geri getirmez; getiren şey ödeme takviminizdir. Üç Dilim Kuralı basittir: sipariş dilimi, üretim ve teslim dilimi, montaj kabul dilimi. Sıra değişmez, her dilim bir belgeye bağlanır. Belge yoksa dilim ödenmez.

Sipariş dilimi, imzalı sözleşme ve ölçü tutanağı karşılığında ödenir. Üretim ve teslim dilimi, imalatın adresinize indiğini gösteren irsaliye ya da teslim tutanağı karşılığında ödenir. Montaj kabul dilimi ise montaj bittikten, kanatlar denendikten ve kabul tutanağı iki taraf imzaladıktan sonra ödenir.

Bu düzenin sihri elinizde para kalması değil, her ödemenin yanında bir kâğıt kalmasıdır. Dekont tek başına «para verdim» der; sözleşme, tutanak ve irsaliye ise «şunun için verdim, karşılığı gelmedi» der. Firma kaybolduğunda dosyanız bu ikinci cümleden oluşur.

Teslim tarihini de yazdırın; bunu kanun değil sizin ısrarınız sağlar. Belgenin biçimi ise güvence altındadır: İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği madde 6 (14/01/2015 tarihli, 29236 sayılı Resmî Gazete), iş yeri dışında kurulan sözleşmenin yazılı yapılmasını, en az on iki punto ve okunabilir olmasını, bir örneğinin tüketiciye verilmesini zorunlu kılar.

Üç Dilim Kuralı: hangi dilim hangi belge karşılığında ödenir ve o belge elinizde yoksa hangi iddianız zayıflar.
Dilim (sıra sabittir)Ödeme anıKarşılığında alınacak belgeBelge yoksa ne kaybedersiniz
1. Sipariş dilimiSözleşme imzalanıncaİmzalı sözleşme ve ölçü tutanağı, bir nüshası sizdeSözleşmenin kurulduğu ve neyin sipariş edildiği sözlü kalır; bağlanma parası tartışması dayanaksızlaşır
2. Üretim ve teslim dilimiİmalat adrese ininceÜrün ve ölçü satırlarını taşıyan irsaliye ya da teslim tutanağıİşe hiç başlanmadığını ya da eksik teslim yapıldığını kanıtlayacak tarihli kayıt kalmaz
3. Montaj kabul dilimiMontaj bitip kabul yapılıncaİki taraf imzalı montaj kabul tutanağı ve garanti belgesiEksik iş sonradan tartışılır; ayıplı ifa iddianız tarihsiz ve ispatsız kalır
Kaynak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 13, 15 ve 16 (28/11/2013 tarihli, 28835 sayılı Resmî Gazete) ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 177 ve 473 (04/02/2011 tarihli, 27836 sayılı Resmî Gazete). Kapsam: tüketici sıfatıyla yaptırılan, ölçüye göre imalat ve montaj içeren işler; ticari ya da mesleki amaçla alınan hizmetler kapsam dışıdır.

Bedeli ve dilimlerin ağırlığını ne belirler?

Bu yazıda tek bir rakam görmeyeceksiniz; aynı ölçüdeki iki balkonun bedeli aynı gün, aynı mahallede farklı çıkar. Ama sürücü kalemleri dilimlere göre ayırmak işinizi görür: açıklık, cam kalınlığı ve ısıcam tercihi ile profil sistemi (sürme, katlanır, giyotin) parayı üretim tarafında bağlar; ray ve tekerlek sınıfı, rüzgâr yükü hesabı isteyen cepheler ve montajın sepetli araç mı iskele mi gerektirdiği ise parayı saha tarafında bağlar. Bu ayrım, hangi dilimin neden ağır bastığını gösterir.

Dilimlerin ağırlığını belirleyen mantık ise farklıdır: firmanın hangi aşamada kendi cebinden para çıkardığı. Camı sipariş verdiği anda ödeme yapan bir firma için sipariş dilimi doğal olarak daha görünürdür; montajı kendi ekibiyle yapan bir firmada ağırlık sona kayar. İşiniz oranı pazarlık etmek değil, her dilimin karşılığındaki belgeyi tarif ettirmektir.

Üretici ya da satıcı sayfalarından okuduğunuz bilgilerde şu ayrımı yapın: mekanizma açıklamaları (hangi profil ne yapar, hangi belge ne zaman düzenlenir) işinize yarar; «hiç terlemez», «ömür boyu sorunsuz» türü performans iddiaları teklif karşılaştırmasında delil sayılmaz. Bu ayrım, sözleşme masasında sorduğunuz soruların kalitesini yükseltir.

Ustanın gözü: masada hangi cümle her şeyi değiştirir?

Sezgiye aykırı kısım şu: evde imzalanan sözleşmelerdeki on dört günlük cayma hakkı, ölçüye göre yapılan doğramada çoğu zaman elinizde değildir; İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği madde 14 birinci fıkra (a) bendi, aksi kararlaştırılmadıkça tüketicinin istekleri doğrultusunda hazırlanan mallarda cayma hakkını kapatır. Kimsenin bağlamadığı yer şurası: hukuki kalkan kapandığı anda geriye tek koruma kalır, o da ödemenin bölünmüş olmasıdır.

Cayma hakkının kişiye özel imalatta nerede kapandığını gösteren beş basamaklı şema ve kalan ödeme kalkanı
Ölçüye göre yapılan imalatta on dört günlük cayma hakkı kapanabildiği için geriye kalan tek koruma, ödemenin dilimlere bölünmüş olmasıdır.

Nasıl anlarsınız? Sipariş fişinde cephenize ait ölçü satırı varsa iş kişiye özel imalat sayılabilir; sözleşme salt hizmet olarak kurulmuşsa bu bent doğrudan uygulanmaz. Bilmemenin bedeli, «nasılsa cayarım» diye iki hafta beklemek ve o iki haftada tek belge toplamamaktır.

Doğru hamle iki cümledir. Birincisi, sözleşmeye «imalata başlanmadan önce cayma hakkı kullanılabilir» ibaresini yazdırmak; madde buna izin verir. İkincisi, cayma bildirimini yazılı ya da kalıcı veri saklayıcısıyla yapmak; telefonda söylenen «vazgeçtim» bildirim sayılmaz.

Kural nerede kırılır: Üç Dilim Kuralı, bedelin tamamını peşin isteyip başka türlü işe başlamayan firmada çalışmaz, çünkü bölünecek dilim kalmaz. O masada seçim pazarlık değildir: ya imzalamazsınız ya da ödemeyi imalat belgesine bağlarsınız.

İlgili rehberler

Sık sorulanlar

Kapora verdim, firma kayboldu; parayı nasıl geri isterim?

Önce yazılı bildirim: sözleşmede belirtilen sürede işe başlanmadığını ve sözleşmeden döndüğünüzü kalıcı bir yazışmayla bildirin. 6502 sayılı Kanun madde 15 (28/11/2013 tarihli, 28835 sayılı Resmî Gazete) sözleşmeden dönmede ödenen bedelin tümünün derhâl iade edileceğini, seçimlik hakkın kullanılmasından doğan masrafların sağlayıcıya ait olduğunu söyler. Ardından dosyanızı toplayın: sözleşme, ölçü tutanağı, dekontlar, yazışmalar. Üç Dilim Kuralına uyduysanız bu dosya zaten hazırdır; uymadıysanız elinizde ne varsa onu toparlayın. Son adım, tutara göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesidir.

Hakem heyetine mi mahkemeye mi başvuracağım?

2026 yılında il ve ilçe tüketici hakem heyetlerinin görevli olduğu uyuşmazlıklarda parasal sınır 186.000 Türk Lirasıdır; bu sınır 23/12/2025 tarihli, 33116 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğle, 2025 yılı yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 uygulanarak belirlendi ve 01/01/2026'dan itibaren geçerli. Sınırın altındaki uyuşmazlıklar hakem heyetine, üzerindekiler tüketici mahkemesine gider. Bu rakam ürünün fiyatı değil, başvuru yolunun eşiğidir. Mahkeme yolunda arabuluculuk dava şartıdır (6502 madde 73/A); ancak hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ve hakem heyeti kararlarına itirazlar bu şartın dışında tutulmuştur.

Hakem heyetinden karar çıkınca para hemen gelir mi?

Hayır, ama sandığınızdan hızlı olabilir. 6502 sayılı Kanun madde 70, il ve ilçe tüketici hakem heyeti kararlarının tarafları bağladığını ve İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceğini söyler. Karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz kendiliğinden icrayı durdurmaz, ancak talep edilmesi şartıyla hâkim icranın durdurulmasına tedbir yoluyla karar verebilir. Yani karar elinize geçince iş bitmiş sayılmaz: takvimi buna göre kurun ve dosyanızı büyütmeye devam edin, her yazışma ve her tutanak sonradan işinize yarar.

Kapora yanar mı, yoksa geri alınabilir mi?

İkisi de otomatik değildir; cevabı sözleşme metni verir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 177 (04/02/2011 tarihli, 27836 sayılı Resmî Gazete) verilen parayı aksi kararlaştırılmadıkça bağlanma parası sayar; taraflar açıkça cayma parası kararlaştırmışsa madde 178 devreye girer ve sonuç değişir. Asıl pratik hamle ödeme anındadır: havalenin açıklama satırına hangi dilimi ödediğinizi ve hangi sözleşmeye ait olduğunu yazın, örneğin «sipariş dilimi — 12 Mart tarihli sözleşme». Böylece dekont tek başına «para verdim» demekten çıkar, neyin karşılığında verildiğini de söyler. Nakit verdiyseniz imzalı tahsilat makbuzu isteyin.

Evde imzaladığım sipariş fişi geçerli sözleşme sayılır mı?

İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği madde 6 (14/01/2015 tarihli, 29236 sayılı Resmî Gazete; yürürlük 14/04/2015), iş yeri dışında kurulan sözleşmelerin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını, en az on iki punto büyüklüğünde, açık, sade ve okunabilir düzenlenmesini ve bir örneğinin tüketiciye verilmesini zorunlu kılar. Evde ölçü alındıktan sonra imzalanan belge bu kapsamdadır. Yani elinizde bir örnek yoksa, eksik olan sizin değil karşı tarafın yükümlülüğüdür. Ayrılmadan önce imzalı nüshanızı isteyin ve telefonla fotoğrafını çekin; ikisi birlikte, sonradan «öyle bir kâğıt yok» tartışmasını bitirir.

Bu kural ne zaman işe yaramaz?

Üç Dilim Kuralı iki durumda kalkan olmaktan çıkar. Birincisi, işi ticari ya da mesleki amaçla yaptırıyorsanız 6502 sayılı Kanunun tüketici koruması devreye girmez; ilişkiniz eser sözleşmesi hükümlerine, yani Türk Borçlar Kanunu madde 473 gibi maddelere dayanır ve tüketici hakem heyeti yolu gündeme gelmez. İkincisi, bedelin tamamını peşin ödediyseniz bölünecek dilim kalmadığı için kural geriye dönük çalışmaz; o noktada yapılacak şey sözleşmeden dönme bildirimini yazılı yapmak ve dosyayı toplamaktır. Ayıplı hizmet sorumluluğu ifa tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (madde 16), bu yüzden beklemek pahalıdır.

Ölçünüze göre sistem, ayak yerleşimi ve fiyat bandı için pergola rehberinden devam edin.

Pergola Rehberi